Bilmediğim bir yere giriyorum, yolumun üstünde bu yer.Ancak siyah bir köpek (galiba dişi), engel oluyor.Ben hayvanları sevdiğim için köpeğe karışmak istemiyorum sadece kandırıp yolumda ilerlemek istiyorum.O havlayınca ben yerimde duruyor önüme bakıyorum, gözlerine bakmamaya çalışıyorum,beni düşman bilip saldırmasın diye. Havlamayı kesince yine yürüyorum yolumda ama bir iki adım atar atmaz yine havlıyor.Her seferinde bunu yapıyor ve ben çok yavaş ilerliyorum.Uzaktan bir erkek belirsiz bizi görüp ses çıkarmıyor, ancak bir müddet sonra gelip köpeği alıyor.Ben o adamı babama benzetiyorum ve galiba köpek bu şehri ( daha doğrusu mahallenin veya onun koruyucu köpeği) benden korumaya çalışıyor.Yolum açılıyor rahatlıkla ilerliyorum, bi ev dağ evi gibi ama bakımlı zengin bi eve pencereden içeriye bakıyorum çok güzel; şöminenin önünde silindir şeklinde büyük mumlar ve nazar boncuğu desenli ve hepsi yanmış...Ve ben o köpeğin sahibinin evi olarak gördüğüm kişiye üzülüyorum hiçbir dileği kabul olmamış diye yorum yapıyorum; yoluma devam ediyorum yolumun üzerinde devrik o nazar boncullu mumlardan birini görüyorum, hiç yanmamış.yakmak istiyorum sonra vazgeçiyorum.Biraz ilerliyorum bir an geri dönüp eve bakmak istiyoum ama dönmüyorum.Tam şehirden çıkarken elimde mum var hala, "neden gelmedi diyorum, arka bahçeye o köpeği bağlamaya çalışıyor herhalde".Mumu yakmıyorum ve "o gelecek beraber yakcağız" diyorum ve beklıyorum.Galiba o şehirden ayrılıyorum, ama o tepede bir nevi eşikte duruyorum...