Rüyamda bir dans yarışmasına katılan bir ekipte görev almaktayım. Öncelikle iki kişiye dans öğretiyorum, içersi oldukça sıcak. Bu yüzden üst kata çıkıyoruz. Orada klima olduğu için dha rahatız. Ama bizim ekipten bir kişinin tşörtü ve ayakkabıları olmadığı için rhat dansedemiyor. Ben bu durumu diğer görevli arkadaşa söylüyorum. Oradan ayrılıyorum, sanırım ayakkabı bulmak için. (Daha sonra bilgisayar parçası oluyor) bir yoldan aşağı giderken polislerin barikat kurduğunu görüyorum. Yanlarından geçiyorum.
Ethernet uçları olan bir bölgede arabaların bilgisayar donanımlarını tamir ettiklerine şahit oluyorum. Daha sonra hapishane gibi biryerden bir adres alıyorum. Oraya gittiğimde (o bilgisayar parçasını bulmak için) üst kata çıkıyorum. Sinirden yüzü kızarmış bir adam var. Daha sonra geleyim isterseniz diyorum, çok seviniyor. Şu an başka bişeyle uğraşmam lazım diyor.
Alt kata inerken, eskilerden bir bilgisayarcı arkadaşı görüyorum. Bu çocuk çok yetenekli ve zekiydi. Sen burdamıydın, diyor bana. Bilseydim seslenirdim diyor. Oradan çıkarken düşünüyorum. Ölmüş bu çocuk diye. Hem zekası hem yeteneğini çok yanlış yerde yıllarca çalışarak geçirmiş olduğunu düşünüyorum.
Sonra geri dönmem gerekiyor. Ve bir taksi buluyorum. Boğaza kadar arabayla gidiyoruz. Boğazdan yürüyerek geçmemiz gerekiyormuş. Daha doğrusu taksiden iniyoruz. Ve suyun içinde yürüyoruz. Bir çam fidanı beni takip ediyor suda. Bunu söylediğimde rüzgardan geldiğini iddia ediyor taksici. Sonra yerin altından değilde, merdivenlerle suyun üstüne bir yere çıkıyoruz. Orada gişeler var. Benim öğrencilerimden biri gişede. Ceplerime bozuk para bakınıyorum. Bu arada taksimetrede ne kadar yazdığını soruyorum. 4 lira falan yazmıştır diyor. 4.5 lira veriyorum, içinden 4 lirasını alıyor.
Gişelerden geçerken, bir çingene kızı koluma takılıyor ve benim sayemde ücretsiz geçiyor. Birlikte yürüyoruz. Sonra aynı apartmana giriyoruz. Bu dudağımı öpüyor. O sırada bir fotoğraf flaşı patlıyor. Yukarıya baktğımda bir fotoğraf ışıltısı daha patlıyor. Ve yukarıya çıkıyorum. Abim orada ve 8-9 erkek daha var içerde. Kimin fotoğraf çektğini soruyorum ama söylemiyorlar. Birisi bana bilgisayarla ilgili bir program soruyor. Kullanıp kullanmadığımı. Kızıyorum, ama sakin olmam gerekir diyerek hayır diye cevap veriyorum.
Sonra kız geliyor, gelmemesini söylüyorum ama dinlemiyor. Bunu taciz ediyorlar. O sırada testere gibi düşünüp bunları ormanlık bir yerde ellerinde sadece program cd leri ile bırakmayı düşünüyorum.