Ruyanin basinda ozel bir davete katilmak icin hazırlanıyorum. Sacimi makyajimi yapiyorum. Ancak yuzume surdugum fondoten yuzumde donuyor taş gibi oluyor. Zar zor temizliyorum. Uygun bir elbise giydikten sonra hazırlık bitiyor. Sonra kendimi bir sokakta kaldırım tasinda otururken buluyorum.Sokakta iki kız çocuğu oynuyor. Onlari yanıma çağırdım. Bir tanesine seni birine benzettim senin adın Havva mi diye sordum. Kız mirin kirin etti. Buyuk ihtimal beni anlamadi.Yanındaki diğer kız çocuğu ise zihinsel özürlü gibiydi. Sonra aynı sokakta başka bir adam gördüm siz Adem, Havva isminde çocukları olan aileyi taniyormusunuz diye sordum adam evet dedi.Uzaktan akrabamiz oluyorlar... Sarışın beyaz tenli orta boylu bir adamdı. Yanlız sorduğum ailenin babası için iyi şeyler söylemedi. Adem ve Havva nin babasınin Ismi Yunusmus. Konustugum adam Yunus icin pek iyi seyler soyleledi."Dolandırıcı herif yıllarca onu aradım izini kaybettim" dedi. Yunus aralarindaki husumetten dolayi bizim memlekete kacip yerleşmiş. Adam beni alıp evine götürdü. Upuzun boylu, anormal derecede uzun bir eşi vardı çok zarif zayıf uzun siyah saçlı buğday tenli çok güzel bir kadın. Kadın sürekli yemek vs ev işleri ile meskul. 3_4 tane çocukları var
Biri henüz bebek. Bebeği huni gibi bir şeyin içine koyup ordan içine yiyecek atıp besliyorlar. Anne meskul olduğu için ben yaptım. Sonra bebeği ordan aldım altını temizlemek için ama bebekte kıyafet yoktu sadece bez parçasına sariliydi. Evlerinin salonunda hiç esya yoktu sadece yerde yeşil çimen rengi hali vardı. Sanki eski dönemlerde yaşamış bir aile gibiydiler.