Siz kadının toplum tarafından öğretilen anaçlığı dışında bir dişiliği olduğunu kabul ediyorsunuz değil mi? Peki erkeğin toplum tarafından öğretilenler dışında bir erilliği olduğunu neden kabul edemiyorsunuz ? Işte benim eril enerji ile kastettiğim bu karşıt enerji. Dişil ve Eril,ying yang. Tabi burada kastettiğim içsel olarak dengeyi sağlamış kadın ve erkekler.
Ama siz kadın dişilik enerjisiyle erkeği doyursun ama erkek hiç bir şey sunmasın istiyorsunuz. Bu da erkeği doyuran ama kadını aç bırakan oldukça ataerkil bir yaklaşım. Kadının dişilik enerjisini öldürüyor, enerjisini veriyor ama hic bir anlamda doyum sağlayamıyor.
Eğer illa dişil ve Eril örnekler vermek gerekirse dişil enerjiyi Hawai'de bir tatile benzetebiliriz, mistik havası olan, sezgileri güçlü, ilgiyi ve şımartılmayı seven, rengarenk , rahat, canlandırıcı, sifa veren, neşeli, parlak, vahşi, keyfine ve hediyelere düşkün 🙂
Eril ise Newyork şehri gibi, planlı, programlı, kararlar alan, kadının duygusal iniş çıkıslarını yönetecek bilinçlilikte olan, çocuk gibi davranmayan yetişkin olan, öz disiplinli, başarılı, hedef odaklı. Kadını ilgi ve alakası ile şımartmayı bilen doyuran, hediyeler sunan.
Erkeğin YETISKIN bir erkek olması dişil enerjiyi çeker, kadını anaç yapmaz, kadını daha cok dişi yapar. Kadın karşısında erkek göremezse dişiliği söner.
Sizin verdiğiniz örnekler erkeğin COCUK haliyle daha erkek olmaya kalkması, ozaman kadın daha anaç oluyor evet. Çünkü erkek degil çocuk haliyle erkeklik yapamaya çalışıyor. Ben yetişkin bir erkeğin erkek olmasından bahsediyorum, kadını ZIHINSEL, DUYGUSAL ve BEDENSEL olarak doyurabilen erkeklerden bahsediyorum, işte böyle bir erkek karşısında kadın nasıl dişi oluyor bir görseniz şaşar kalırsınız. Oyuzden tekrar ve yine söylüyorum once erkekler erkek olmayı ögrensin sonra kadınların dişiliğini değerlendirmeye kalksınlar diyorum.