Bir işle uğraşıyordum ve işin tamamlanması için beyaz, tutkal gibi bir maddeye ihtiyacım vardı. Sadece Azerbaycan'da varmış. Apar topar kalktım tek başıma gittim. Nasıl gittiğimi bilmiyorum, kendimi bir parkta çimenlerin üzerinde yatarken buldum. Yanımda bir kaç poşet dolusu araç gereç, ve bir de siyah çanta vardı. Sonra kalktım etrafımı inceledim. Hemen önde, parkın sınırı vardı, sonra cadde. Caddeye doğru eğimliydi. Solda Tren istasyonu vardı, sanırım tam bittiği yer, trenlerin son durağı. trenin park yeri görünüyordu ama durağa çok yakındı. Cadde meydan tarzındaydı genişti, ortada yuvarlak kaldırım, ve iki direk, arasında anlamadığım bir şeyler yazılıydı, duyuru gibi. İlerde, karşıda geniş bir dükkan vardı. Hemen oraya gittim. Bir görevliye nerde olduğumu sordum. Kasiyeri gösterdi "ona sor" dedi. Gittim sordum. İki apartman vardı, onları işaret etti, 7-8 katlı yıkık dökük, baya eskimiş turuncu ve yeşil iki apartman, yan yana, hatta bitişik. "Görmüyor musun" dedi. Ben de "Tabi ya! Azerbaycan" dedim. yani güya o iki apartman, şimdiki üçlü alev kuleleriymiş. Parka geri döndüm. Oradaki bir adama (eve) nasıl geri dönebileceğimi sordum. İstasyonu gösterdi. Biraz düşündüm, ama nedense trenle gitmek istemiyordum. (Ya da Bakü'den İstanbul'a tren olmadığını biliyordum :} ) Böyle iki arada bir derede kalmışken, zırhlı bir araç yolda durdu. Etrafını hemen kalabalık sardı. O adam da, "gel bi, bakalım" dedi. araca doğru gittik, kalabalığın önüne geçtik, sonra onlar konuştular. "tamam, bunlarla gidiyorsun" dedi. hatta biri; "atla arabaya" dedi. koşup, parktan eşyalarımı aldım. araca bindim, hareket ettik. Baktım önde, aracı Tayyip kullanıyor, yanında da Abdullah Gül. 🙂)))). Şaşırmadım. aynalardan baktım Tayyip biraz ciddi, Gül gülümsüyordu. Arka kısımdaydım ve koltuk L şeklindeydi. Diğer tarafta bir asker, rahat oturuyor, hatta yarı yatıyor, ayakları koltuktaydı, ağa baba gibi oturuyordu 😃. Kırmızı da bir elmayı afiyetle yiyordu. Sonra fark ettim ki, siyah çantadaki tabletten Hint şarkısı çalıyor. Baya da gürültülü. Utandım, kısmak istedim. Nedense tuş çalışmadı. Tableti kapatmak zorunda kaldım. Sonra annemi aradım, şöyle dedim "Burada iki Türk buldum, geliyorum şimdi." yol da boş ve genişti, gittikçe genişliyordu. Pisti andırıyordu. hihihih bunun rüya tabirlerine bakmıştım, ama hayal gücümüzü zorlayalım.